Kara kışın ortasında 130 işçi kardeşimizin işine son vermekle gündem olan Kangal Termik
Santrali’nin kapatılacağına dair tarafımıza ulaşan bilgiler, artık bir duyum olmaktan çıkmış;
Kangal ilçemiz ve santralden ekmek yiyen emekçiler için ciddi bir tehdit haline gelmiştir.
Bu mesele yalnızca bir tesisin geleceği değil; Kangal’ın ekonomisi, Sivas’ın üretim gücü ve
yüzlerce ailenin alın teridir.
Konya Şeker, 2013 yılında Kangal’ı 985 milyon dolara, 2015 yılında ise Soma’yı 685 milyon
dolara devralmıştır. Bugün Soma’daki işçiler ücretsiz izne çıkarılmış; benzer bir ekonomik
gerekçeyle Kangal’daki işçilerin işine son verilmiştir. Önümüzdeki günlerde de santralin
kapısına kilit vurulması için adım adım hazırlıklar yapılmaktadır.
Üstelik Konya çiftçisinin alın teriyle kurulan ve büyüyen bir tarım sanayi kuruluşu olan Konya
Şeker’in, asli faaliyet alanı dışına çıkarak enerji yatırımlarına yönlendirilmesi başlı başına bir
yönetim tercihi sorunudur. Çiftçinin emeğiyle büyüyen bir yapının, AKP iktidarının plansız ve
öngörüsüz enerji politikalarının yükünü sırtlanır hale getirilmesi kabul edilemez.
Bu tablo tesadüf değildir.
Bu tablo, AKP iktidarının yanlış özelleştirme politikalarının, termik santrallere yaptığı ayrımcı
teşvik ödemelerinin ve buna bağımlı kömür ekonomisi ile plansız enerji yönetiminin doğrudan
sonucudur.
Özelleştirme öncesinde kamu yararına üretim yapan ve Türkiye’nin önemli sanayi tesisleri
arasında yer alan bu işletmeler; özelleştirme sonrasında gerekli yatırımları alamamış, filtre
sistemleri dahi yenilenmemiştir.
Bugün Sivas bizler bir yandan Sivas Demir Çelik İşletmeleri (SİDEMİR)’in yeniden ayağa
kalkmasını, üretime dönmesini beklerken; diğer yandan mevcut bir sanayi tesisinin kapısına kilit
vurulmasının konuşuluyor olması AKP’nin özelleştirme politikalarının açık bir başarısızlığıdır.
Yıllardır Sivas’ın en önemli sorunlarından biri hâline gelen SİDEMİR’in yeniden ayağa
kalkmasının yalnızca ekonomik değil, sosyal açıdan da şehrimize önemli kazanımlar
sağlayacakken; üretim damarlarının tek tek kesilmesi, bu kente yapılabilecek en büyük
kötülüktür. Bu kötülüğün faturasını ödemesi gereken ise AKP iktidarıdır.
